Halkın hesap sormasını isteyen bir demokratik sistem, önce devletin halktan topladığı paraları yani vergilerin hesabını vermelidir. Bunca vergi artışına rağmen halk ciddi tepki veremiyorsa burada bir sorun vardır.
Burada ilk sorun vergilerin,malların üzerinden dolaylı şekilde toplanmasıdır. Şu sıralar gündemi meşgul eden ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) den dolayı araç fiyatlarının zamlanması. Sosyal medyada ciddi tepkilere yol açtı.
Burada vatandaşa kızamayız, almasınlar diyemeyiz. Çünkü vatandaş eğer aracı almazsa daha da pahalanacağını düşünmektedir.
Diğer ana sebep ise, Halk neye ne kadar vergi verdiğini bilmiyor.
Şöyle ki : Bir aracın gümrük girişi 150.000 TL olsun.
Buna 240.000 TL ÖTV ve 70.000 TL KDV(Katma Değer Vergisi) ekleniyor. MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) ve TRT payı da ekleniyor. Aracın toplam fiyatı bir anda 460.000 TL'yi aşıyor.
Bu vatandaş,150.000 TL'yi bayiye verse 310.000 TL'yi vergi dairesine elden yatırsa bu verginin hesabını sorar ve son derece normaldir. Ancak vatandaş tüm parayı yani 460.000 TL'yi bayiye verdiği için. Bayi,vatandaş adına bu vergiyi ödüyor. Vatandaş ise aracın değeri 460.000 TL olarak biliyor. Durum teorik olarak da böyle adlandırılıyor.
Aslında aracın değerinin arttığı yok. Kur ve Vergi artışı fiyatları oynatırken. Vatandaş eğer geç kalırsam hiç alamam diye araç almaya devam ediyor.
Sonuç : Yüksek Enflasyon tercihimiz ise vazgeçmeliyiz. Merkez Bankası görevini yani kuru dengede tutmak içi somut adımlar atmalı.
Katma Değerli Üretim için buna uygun eğitim modeli desteklenmeli.
Vergi Reformları yapılmalı.
Yargı Bağımsızlığı sağlanmalı.
Düşünce Özgürlüğü geliştirilmeli.
Ekonomi,sadece Ekonomi değildir!
Yorumlar
Yorum Gönder