Ana içeriğe atla

Dünya ve Biz


İlgili resim            DÜNYA VE TÜRKİYE

İçinde yaşadığımız 7.5 milyar insanı üstünde bulunduran dünyamız. 2017 yılındaki Gayrisafi Yurtiçi Hasılasını 80 Trilyon doların üstüne çıkardı. Tüm dünya halkı bir yıl boyunca çalıştı,çabaladı ve ürettiği miktar 80 trilyon dolar olarak gerçekleşti.

Dünya,bu zamana kadar bir çok dönüşüm gerçekleştirdi. 4 tane sanayi devrimi gerçekleştirdi. 
4.devrimi ise dünyadaki tüm dengeleri değiştirdi. 2.devrim herkesin yakından bildiği İngiltere'nin öncelik ettiği Sanayi Devrimiydi. Bu devrim de makineleşme ve insan gücü ön plandaydı bu durum yaklaşık 2 yüzyıl devam etti ancak 21.yüzyıla gelindiğinde insan gücü ve emeği yerini yapay-zekaya bıraktı.

21.yüzyılın dünyasında hayatımıza bir kavram girdi adı ; katma değer.  Bu katma değerli ürünlerin içeriği software yazılım ağırlıklı.Bunun örneklerini ise dünyanın en büyük 10 şirketinden görebiliriz.

Apple,Amazon,Google,Microsoft,Facebook, AliBaba gibi şirketler yukarıda bahsettiğimiz katma değerli ürünlere verilmiş en önemli örnekler. bu şirketlerin piyasa değerleri birçok ülkeden değerli durumda. Örneğin;Apple şirketinin hisse değeri 1 Trilyon dolar üzerinde iken Türkiye'nin GSYİH'i (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) 793 milyar dolar.
Teknoloji devriminin geldiği nokta bir şirketin bir ülkeye denk gelmesi olarak görülebilir.
Apple'ın kasasında 250 milyar dolar nakit para bulundurduğu bilinirken,ülkemizin merkez bankasında 110 milyar dolar civarı bir miktarı bulunmaktadır.

Değinmek istediğim nokta Dünyayı bir yerden yakalamamız gerekmektedir. 
Bir örnekte, ülke üzerinden vermek istiyorum. 

Tayvan'dan kısaca bahsetmek istiyorum:
Bundan 25 yıl önce Tayvan ülkesi vardı. Daha doğrusu küçük bir ada şuanda 23 milyon nüfusa ve 36 bin kilometre karelik bir alana sahip. Çin devleti ile sorunları vardı. Tayvan bilişime yatırım yaptı ve 21.yıla gelindiğinde ASUS,LENOVO gibi markalar ortaya çıkardı ve dünya pazarında rekabet sağlayabilen ve sürekliliği olan firmalar boy gösterdi dünyanın 22.büyük ekonomisi olan Tayvan 530 milyar dolarlık milli hasılaya sahip. İhracatına baktığımız zaman 2016 yılında 280 milyar dolar, hacmi ise 511.5 milyar dolar. Dış ticaret dengesi ise  +  pozisyonunda.
Türkiye ile karşılaştırılacak olursa ülkemiz sahip oldu coğrafi konum maddi ve manevi
zenginlikler ile 756 milyar dolar milli hasılaya sahip (2016) ve bizim maalesef bir teknoloji
devimiz yok ihracatımız 160 milyar dolar seviyesinde,dış ticaret açığımız ise artış eğiliminde.

Sonuç olarak ülkemizin yüksek faiz ve enflasyonla boğuştuğu ve çözümler aradığı bu zorlu günlerde,bilim dünyasının ve gençliğin beklediği çözüm,bu bahsedilen yapısal reformları gerçekleştirip ülkemizi uluslararası arenada rekabet haline getirecek adımları atmak.

Eğer biz,bu adımları atmazsak zaman kaybı yaşayacağız. Başı ağrıyan hastaya mide ilacı vereceğiz. Midemiz ağrıdığında ise kemoterapi tedavisiyle vücudumuzun tüm direncini kıracağız ve ayağa kalkmak her zamankinden zor olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ülkelerin Kaderi Eğitim

Bir ülkenin kaderi eğitim... Bir ulusun geleceğinin teminatı. Onları yetiştiren öğretmenler. Peki ülkemizde eğitim nasıl veriliyor ? Modern görünümlü eğitim binaları kaliteli eğitim için yeterli midir ?  Temel problemlerimizin bir çoğu okullara bakış açımızda yatıyor. Okulları birer diploma fabrikası olarak görüyoruz. Her gencin hayali bir üniversite mezunu olmak. Ailelerin de baskısıyla çocuk kendisine başka çıkar bir yol bulamıyor.  Ortaokul dan itibaren ezberci ve dayatılan bir eğitim sistemi ile çocuklarımızı baş başa bırakıyoruz. 12 yaşındaki bir çocuğa yani henüz oyun çağı sayılabilecek bir yaşta onun kaderinin bu gireceği sınav belirleyecek baskısı yapılıyor. Aileler maalesef çocuklarını birer yarış atı görüp bitiş çizgisinde galip gelmelerini bekliyorlar. Bu beklenti çocuklarımızı birer kaygı makinesine çeviriyor.  Çocuklarımızın aldığı ezberci sistem ise gereksiz bilgileri bir yük olarak önüne sürüyor. Bu kadar bilgiyi bu çocuk nasıl hafızasında tutacak ? Tutması...

Korona Virüs

                                   Korona ve Türkiye  Tüm Dünyayı sarmalayan virüs "Corona" mutasyon geçirerek Covid19 adıyla salgın boyutuna ulaştı. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde görüldü. Hemen ardından Sağlık Bakanlığı daha önceden kurmuş olduğu Bilim Kurulu ile birlikte harekete geçerek Korona Virüs ile mücademiz başlamış oldu. İnsanlara "Evde Kalın" çağrıları yapıldı. Çünkü virüs insanlar arası bulaştığı için temasın kesilmesi gerekiyordu. Temas kesildi de aynı gün alınan tedbirler etkili de oldu şu ana kadar verilere bakılacak olursa başarılı bir sınav verdiğimizi kontrolsüz bir artış olmadığını görüyoruz.  AVM'ler, Kafeler, Eğlence Yerleri gibi birçok halka açık alan kapatıldı. İnsanlarımız sokağa çıkma yasağı varmış gibi davrandı ve kendini karantinaya aldı. Tabipler Odasının açıklamasına göre Salgın 9-11 Hafta arası etkili oluyor ancak Harwardlı bilim insanlar...

Ekonomi ve Yönetim

Ülkemiz yaklaşık 4 yıldan beri derin bir kriz yaşıyor. 2018 yılında ''Kur Şoku'' olarak adlandırılmıştı. Rahip Branson olayı yaşanırken dolar tarihi seviyeleri zorlamış, ardından 5 TL seviyelerine gerilemişti. 8 Kasım 2020 tarihinde kur 8.50 Tl leri aşınca Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifası kabul edilmiş. Kur tekrar düşme eğilimi göstermiş. Merkez bankası başkanlığına Naci Ağbal atanmış, Naci Ağbal döneminde olumlu adımlar atılmış. Politika faizi, piyasının beklentisi yönünde seyredince kur biraz olsun sakinlemişti.  Takip eden sürecin devamında, Naci Ağbal'ın istifası ve İstanbul Sözleşmesinden çekilmemiz durumu vuku bulunca kur yeniden kontrolsüzleşmeye başlamış bu olayın Hafta sonunda yurt dışı borsalarında 8.50 bandları zorlanmıştı. Ağbal'ın yerine gelen Lütfü Elvan döneminde de Faiz'in artırılması gerektiği savunulmuştu. Ancak gelişen olayların ardında Lütfü Elvan dönemi de son buldu. Ardından Merkez Bankası politika faizini indirdi. Her indird...