Ana içeriğe atla

                               


                        TÜRKİYE VE KALKINMA


Kalkınma sözlük anlamı ile ifade edecek olursak karşımıza şu tanım çıkacaktır.
Kalkınma; Bir ülkenin,toplumsal ve ekonomik yapısını geliştirme,çağdaş ülkelere yetişme durumu.
Türkiye 1930'lu yıllardan bu yana gelişmekte olan ülkeler arasında yer alıyor yani kalkınmaya çalışan bir ülke konumunda. Türkiye'nin fotoğrafına baktığımız zaman hatırı sayılır bir yoksulluk var son dönemdeki krizin etkisiyle hem milli paramız buna bağlı olarak Milli gelirimiz düştü hemde  döviz cinsi  borçlardan ötürü yükümlülüğümüz artmış durumda. Geçmiş yazılarda bu borçların dolar kurundan dolayı reel sektörü nasıl zor duruma soktuğunu hesaplamıştık. 
Ancak asıl konumuz kalkınmak gelişmiş ülkelerle rekabet edecek konuma ulaşmak. Türkiye dünyanın yeraltı ve yer üstü kaynakları açısından zengin ülkeleri arasında ancak bu kaynakları işleyecek etkin bir teknolojimiz yok. Ülke olarak tarım ürünleri üretip satıyoruz Cumhuriyetin kuruluş tarihinden bu yana ancak dünya farklı bir rotaya doğru çok hızlı bir şekilde ilerliyor ve aramızdaki fark açılıyor. 
Örneğin bir kilogram domates ürettiğimizi düşünelim karşılığında 2 türk lirası kazandığımızı varsayalım.
Karşı taraftan 100 gramlık bir Apple marka telefon aldığımızda 700 amerikan doları ödüyoruz biz kilogramda 2 TL/5.70$ : 0.35 $ dolar kazanıyoruz onlar ise 7000 $ kazanıyor bu açık teknoloji üretmeden bu şekilde üretim yapmadan kapatmak imkansız. Bu üretimi yapmak içinse 4 yılda bir değişen eğitim sistemindense yetkin insanlar tarafından üretilen bu topraklara ait bir eğitim sistemi ile toplumsal,ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlayıp muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak mümkün değildir. Türkiye büyüyebilir bu politikalarla ancak asla kalkınamaz. Kalkınamayan toplumlar yoksulluğun pençesinde,sefaletin gölgesinde mutsuz yaşam sürerler bu şekilde büyümek ülkemize gelirin adaletsiz dağılmasından başka bir şey getirmez. 

Tek çaremiz bu ülkenin vatandaşları olarak reformlar istemek ve o reformları gerçekleştirmek. 

1-Bilimsel eğitim sistemine geçmek
2-İsrafın önüne geçmek
3-Vergi adaletini sağlamak
4-Tarımsal reformlar yapmak(Gelecek yazı bunun hakkında olacak)





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ülkelerin Kaderi Eğitim

Bir ülkenin kaderi eğitim... Bir ulusun geleceğinin teminatı. Onları yetiştiren öğretmenler. Peki ülkemizde eğitim nasıl veriliyor ? Modern görünümlü eğitim binaları kaliteli eğitim için yeterli midir ?  Temel problemlerimizin bir çoğu okullara bakış açımızda yatıyor. Okulları birer diploma fabrikası olarak görüyoruz. Her gencin hayali bir üniversite mezunu olmak. Ailelerin de baskısıyla çocuk kendisine başka çıkar bir yol bulamıyor.  Ortaokul dan itibaren ezberci ve dayatılan bir eğitim sistemi ile çocuklarımızı baş başa bırakıyoruz. 12 yaşındaki bir çocuğa yani henüz oyun çağı sayılabilecek bir yaşta onun kaderinin bu gireceği sınav belirleyecek baskısı yapılıyor. Aileler maalesef çocuklarını birer yarış atı görüp bitiş çizgisinde galip gelmelerini bekliyorlar. Bu beklenti çocuklarımızı birer kaygı makinesine çeviriyor.  Çocuklarımızın aldığı ezberci sistem ise gereksiz bilgileri bir yük olarak önüne sürüyor. Bu kadar bilgiyi bu çocuk nasıl hafızasında tutacak ? Tutması...

Korona Virüs

                                   Korona ve Türkiye  Tüm Dünyayı sarmalayan virüs "Corona" mutasyon geçirerek Covid19 adıyla salgın boyutuna ulaştı. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde görüldü. Hemen ardından Sağlık Bakanlığı daha önceden kurmuş olduğu Bilim Kurulu ile birlikte harekete geçerek Korona Virüs ile mücademiz başlamış oldu. İnsanlara "Evde Kalın" çağrıları yapıldı. Çünkü virüs insanlar arası bulaştığı için temasın kesilmesi gerekiyordu. Temas kesildi de aynı gün alınan tedbirler etkili de oldu şu ana kadar verilere bakılacak olursa başarılı bir sınav verdiğimizi kontrolsüz bir artış olmadığını görüyoruz.  AVM'ler, Kafeler, Eğlence Yerleri gibi birçok halka açık alan kapatıldı. İnsanlarımız sokağa çıkma yasağı varmış gibi davrandı ve kendini karantinaya aldı. Tabipler Odasının açıklamasına göre Salgın 9-11 Hafta arası etkili oluyor ancak Harwardlı bilim insanlar...

Ekonomi ve Yönetim

Ülkemiz yaklaşık 4 yıldan beri derin bir kriz yaşıyor. 2018 yılında ''Kur Şoku'' olarak adlandırılmıştı. Rahip Branson olayı yaşanırken dolar tarihi seviyeleri zorlamış, ardından 5 TL seviyelerine gerilemişti. 8 Kasım 2020 tarihinde kur 8.50 Tl leri aşınca Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifası kabul edilmiş. Kur tekrar düşme eğilimi göstermiş. Merkez bankası başkanlığına Naci Ağbal atanmış, Naci Ağbal döneminde olumlu adımlar atılmış. Politika faizi, piyasının beklentisi yönünde seyredince kur biraz olsun sakinlemişti.  Takip eden sürecin devamında, Naci Ağbal'ın istifası ve İstanbul Sözleşmesinden çekilmemiz durumu vuku bulunca kur yeniden kontrolsüzleşmeye başlamış bu olayın Hafta sonunda yurt dışı borsalarında 8.50 bandları zorlanmıştı. Ağbal'ın yerine gelen Lütfü Elvan döneminde de Faiz'in artırılması gerektiği savunulmuştu. Ancak gelişen olayların ardında Lütfü Elvan dönemi de son buldu. Ardından Merkez Bankası politika faizini indirdi. Her indird...