Ana içeriğe atla

Nitelik mi ? Gösteriş mi ?


Nitelik mi ? Gösteriş mi ?
Nitelik sözlük manası : Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite anlamına geliyor. (TDK)
    Biz elbette nitelik derken ülkemize nitelikli eleman yetiştiren veya yetiştiremeyen üniversiteler ve diğer eğitim kurumları kast ediyoruz.
    Nitelikli eleman yetişmeli ülkemizde ki işini doğru ve düzgün biçimde yapan insanlar çoğalsın, yetişsin ki ürünlerimiz de nitelikli olsun biz o ürünleri katma değerli hale getirip satabilelim. 
Dünya kamuoyunun gözünde güvenilir ülke olmamız yaptığımız işlerin kalitesiyle doğru orantılıdır. 
Bu iş elbette eğitim kurumlarından başlıyor. Her üç-dört yılda bir düzenli olarak üniversite sınav sistemini değiştiren bir ülkenin eğitimini rayına oturtması zor gözüküyor. 
Bu durum üzücü çünkü görünen o ki ülkemizin sorunları mikro seviyede canımızı yakarken çözümleri makro seviyede gelecek.
Eğitim reformu bu işin en temel noktası eğer eğitim kaliteli olmaz vasıflı elemanlar yetiştirmezse üniversiteler nitelikli değil gösterişli mezunlar verir. Tamamen teoriye dayalı eğitim sitemi gençlerin ve çocukların ufkunu daraltıp sıkıcı bir eğitim hayatıyla eğitimden soğutuyor. 
Proje bazlı eğitim sistemine gerçekçi bir geçiş ile ufukların açılacağı hayal gücünün geliştirileceği kanaatindeyim.


Üniversiteler için : (İşletme bölümü )
1-    Vizeler ve Finaller kalkmalı!
Neden ?
Çünkü ; Bu dönemi ortadan ikiye bölen sınavlardan dolayı sınav haricinde öğrenciler ders çalışmak istemiyorlar tek amaçları geçer not ve çan eğrisi üzerinde not almak oluyor.(birkaç idealist öğrenci haricinde ve Belli fakültelerde) bu sınavlar yerine öğrencilere grup grup veya kişisel bazda projeler verilmeli ilgili akademisyenin ofis saatlerinde önceden belirlenen tarihlerde projedeki ilerlemeler görülmeli varsa eksikler tamamlanmalı ve öneriler sunulmalı öğrencinin sınıf önünde ifade yeteneğini geliştirmesi amacıyla sunum yaptırılmalı ve vize notu olarak girilmeli. Ardından hazırlanan detaylı rapor dosya haline getirilerek ilgili akademisyene verilmeli ve projeler yıl sonunda öğrenciyi teşvik için sergilenmeli hatta okul bünyesinde oturumlar yapılarak ilgili öğrenciler sunumlar yapmalı.

2-    Her akademisyen bir kulübün başında olmalı,işletme fakülteleri için mutlaka girişimci kulüpleri olmalı ülkedeki değerli girişimciler sık sık okula davet edilmeli ve girişimci günleri olmalı.
3-    Para kazanmaktan önce gençlere ve çocuklara sevgi öğretilmeli. Öğretilmeli ki bir iş sahibi olduğunda çalışanlarına karşı saygı duymalı ve müşterileri sadece bir finansal kazanç olarak değil bir değer olarak görmeli.
4-    Sosyoloji ve Psikoloji dersleri mutlaka verilmeli. bunun amacı toplum için fayda üreten karşılığında ekonomik kazanç elden eden iş insanları insanların psikolojik eğilimlerini takip ederek bir toplum doktoru olmalılar bunun neticesinde tam ihtiyaç doğrultusunda üretim ve arz olacaktır. şirketler için çalışcak insanlara da en uygun iş bulunacak ve toplumda mutlu insanlar artacaktır.

Yazının amacı Türkiye’nin ekonomik sorunlarıydı bugün dolar 5.00-5.10 bandında buna karşılık kısa vadeli borçlarımız 240 milyar dolar bu borçlar ortala 3.75 tl ‘den alındı ve şuan bir amerikan lirasında 1.25 tl değer kaybı var türk lirasının yani 1 dolar için 1.25 tl daha fazla çalışmamız anlamına geliyor bu borçların altından geçmiş dönemlerde kalkamadığımız için borçlara mahsuben milyarlarca dolar faiz ödüyor  ve delik her geçen gün daha da büyüyor.
İşte bu sorunlar için en başta eğitim reformu gerekiyor. Devamında şöyle bir silsile gelecektir. İyi eğitim,iyi üniversite,iyi üniversite nitelikli elemanü,nitelikli eleman katma değerli üretim,katma değerli üretim güçlü ekonomi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ülkelerin Kaderi Eğitim

Bir ülkenin kaderi eğitim... Bir ulusun geleceğinin teminatı. Onları yetiştiren öğretmenler. Peki ülkemizde eğitim nasıl veriliyor ? Modern görünümlü eğitim binaları kaliteli eğitim için yeterli midir ?  Temel problemlerimizin bir çoğu okullara bakış açımızda yatıyor. Okulları birer diploma fabrikası olarak görüyoruz. Her gencin hayali bir üniversite mezunu olmak. Ailelerin de baskısıyla çocuk kendisine başka çıkar bir yol bulamıyor.  Ortaokul dan itibaren ezberci ve dayatılan bir eğitim sistemi ile çocuklarımızı baş başa bırakıyoruz. 12 yaşındaki bir çocuğa yani henüz oyun çağı sayılabilecek bir yaşta onun kaderinin bu gireceği sınav belirleyecek baskısı yapılıyor. Aileler maalesef çocuklarını birer yarış atı görüp bitiş çizgisinde galip gelmelerini bekliyorlar. Bu beklenti çocuklarımızı birer kaygı makinesine çeviriyor.  Çocuklarımızın aldığı ezberci sistem ise gereksiz bilgileri bir yük olarak önüne sürüyor. Bu kadar bilgiyi bu çocuk nasıl hafızasında tutacak ? Tutması...

Korona Virüs

                                   Korona ve Türkiye  Tüm Dünyayı sarmalayan virüs "Corona" mutasyon geçirerek Covid19 adıyla salgın boyutuna ulaştı. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde görüldü. Hemen ardından Sağlık Bakanlığı daha önceden kurmuş olduğu Bilim Kurulu ile birlikte harekete geçerek Korona Virüs ile mücademiz başlamış oldu. İnsanlara "Evde Kalın" çağrıları yapıldı. Çünkü virüs insanlar arası bulaştığı için temasın kesilmesi gerekiyordu. Temas kesildi de aynı gün alınan tedbirler etkili de oldu şu ana kadar verilere bakılacak olursa başarılı bir sınav verdiğimizi kontrolsüz bir artış olmadığını görüyoruz.  AVM'ler, Kafeler, Eğlence Yerleri gibi birçok halka açık alan kapatıldı. İnsanlarımız sokağa çıkma yasağı varmış gibi davrandı ve kendini karantinaya aldı. Tabipler Odasının açıklamasına göre Salgın 9-11 Hafta arası etkili oluyor ancak Harwardlı bilim insanlar...

Ekonomi ve Yönetim

Ülkemiz yaklaşık 4 yıldan beri derin bir kriz yaşıyor. 2018 yılında ''Kur Şoku'' olarak adlandırılmıştı. Rahip Branson olayı yaşanırken dolar tarihi seviyeleri zorlamış, ardından 5 TL seviyelerine gerilemişti. 8 Kasım 2020 tarihinde kur 8.50 Tl leri aşınca Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifası kabul edilmiş. Kur tekrar düşme eğilimi göstermiş. Merkez bankası başkanlığına Naci Ağbal atanmış, Naci Ağbal döneminde olumlu adımlar atılmış. Politika faizi, piyasının beklentisi yönünde seyredince kur biraz olsun sakinlemişti.  Takip eden sürecin devamında, Naci Ağbal'ın istifası ve İstanbul Sözleşmesinden çekilmemiz durumu vuku bulunca kur yeniden kontrolsüzleşmeye başlamış bu olayın Hafta sonunda yurt dışı borsalarında 8.50 bandları zorlanmıştı. Ağbal'ın yerine gelen Lütfü Elvan döneminde de Faiz'in artırılması gerektiği savunulmuştu. Ancak gelişen olayların ardında Lütfü Elvan dönemi de son buldu. Ardından Merkez Bankası politika faizini indirdi. Her indird...