YALOVA
ÜNİVERSİTESİ İİBF İŞLETME BÖLÜMÜ
MEZUNİYET
PROJESİ
TÜRKİYE
CUMHURİYETİNİN EKONOMİSİNİN KIRILGAN
BEŞLİ İLE KARŞILAŞTIRMASI.
Barış
DEMİREL
140202029
Tez
Danışmanı :
Prof.Dr. Senay YÜRÜR
Yalova,2018
İÇİNDEKİLER
1.BÖLÜM
1.Giriş ………………………………………………………………………1
2. Kırılgan Beşli Ve Kapsadığı
Ülkeler………………………………………..
2.1 Cari açık ……………………………………………………………………..
2.2 İşsizlik………………………………………………………………………
2.3 Enflasyon
2.4 Ülkenin geliri
(GSYH)
2.5 Türkiye
Cumhuriyeti’nin Dış Borç Stoklarındaki Değişimler
2.6 Türkiye Cumhuriyeti’nin Yıllar İçindeki
Verdiği Cari Açık
2.7 Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının
Yıllar İçinde Faiz Oranları
2.8 Türkiye’de Özel Sektör Borçları
3. Sonuç
Kaynakça
Özet
Araştırmanın amacı, yapılan
araştırmalarda Kırılgan beşli ülkelerini hangi ülkeleri kapsadığı
araştırılmıştır.2013 yılında ilk kez Morgan Stanley tarafından ortaya atılan bu
tanım bazı göstergelere dayanarak ortaya atıldığı söylenmiştir. Bu göstergeler;
işsizlik,enflasyon,cari açık,ekonomik büyüme oranları, milli gelir gibi
kavramların bu ülkelerdeki kırılgan göstergeleriyle bağdaştırılarak ortaya konulmuştur.
Bu araştırmada ilk önce kırılgan beşli ülkelerinin tanımı yapıldı ardından
kırılgan beşli ülkelerinin hangi kavramlar neticesinde kırılgan beşli
sıralamasına girdiği araştırıldı bu bulgular açıklandı bu bulgular yukarıda
belirtilen işsizlik,enflasyon,cari açık milli gelir gibi konular araştırıldı ve
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait veriler sunuldu. Daha sonraki bölümlerde Türkiye’nin
dış borç stokundaki değişimler ve bu borçların milli gelir karşılamasındaki
oranları araştırıldı ve tablolarla gösterildi.Sahip oluna dış borç , kamu borcu
, merkez banasına ait borçlar ve son olarak özel sektörün borcu araştırmada yer
aldı. Elde edilen tüm tablolarda yapılan yorumlar Türkiye’nin kırılgan beşli
ülkelerinin içerisinde yer bulmasının sebebini ortaya koymak için sunulmuştur.
Anahtar kelimeler
: kırılgan beşli, cari
açık,enflasyon,milli gelir,dış borç stoku,kamu borcu,özel sektör borcu
1.Giriş
Türkiye Cumhuriyeti’nin yıllardan beri gelişmekte
olan ülkeler listesinde yer alması,uzun zamandan beri gelişmişlik seviyesi
açısından Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkması gecikmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti gibi birçok ülke bu seviyede bulunmaktadır. 2013 yılında Morgan Stanley’in yayınladığı raporda
kırılgan beşli olarak anılan ülkeler yer aldı ve Türkiye’de bu listede yer
buldu. Beraberindeki diğer dört ülke ise ; Brezilya, Endonezya, Hindistan ve
Güney Afrika gibi ülkeler olmuştur. Bu ülkeler kırılgan beşli ülkeleri
listesine girerken taşıdığı özellikler : Cari açık fazlalığı, büyüme oranındaki
istikrarsızlık, yüksek enflasyon gibi kalemler sayesinde olmuştur. Bu çalışmada
Türkiye’nin cari açık,işsizlik,enflasyon,milligeliri hakkındaki araştırmalar
yıllar içindeki seyirleri ve özel sektör borcu ,kamu borcu ve Merkez
Bankasından oluşan dış borç stokunun harcamalarının yıllar içinde artışının ve
dış borç stokunun GSYİH ‘e oranının ekonomiye olan etkisi, faiz oranlarının
artışı verilen cari açık ve enflasyon gibi kavramlarına olan etkisi
araştırılmıştır.
2. Kırılgan Beşli Ve
Kapsadığı Ülkeler
Kırılgan beşli ülke
sıralaması veya sınıflandırması 2013 yılında Amerika Birleiş Devletleri
merkezli yatırım bankası olan Morgan Stanley’in 2013 yılında yayınlanan Küresel Görünüm başlıklı yayında
yer aldı.
ABD Merkez Bankası FED
tahvillerini kaldıracağına dair söylentiler ortaya çıkınca kendi yerel parası
en çok değer kaybeden ülkeler bu beş ülke oldu.
Bu ülkeler:
Brezilya,Endonezya,Hinditan,Güney Afrika ve Türkiye oldu. Böylece bu ülkeler
kırılgan beşli adı altında anılmaya başlandı. Çeşitli kredi derecelendirme
kuruluşları farklı farklı kırılgan beşli ülkeleri yayınlamışsa da Türkiye diğer
kırılgan beşli ülkeler sıralamasında yer bulmuştur. Bu ülkelerin kırılgan beşli
içerisinde yer almalarının sebebi ise sahibi oldukları yüksek enflasyon, cari işlemlerindeki
verdiği açık, büyüme oranlarındaki istikrarsızlık gibi sebeplerden dolayı bu
ülkeler kırılgan beşli içerisinde yer almıştır.
Zamanla liste revize
edildi ancak Türkiye hala o listeden çıkamadı. Bu listeye Kolombiya ve Meksika
girdi , Hindistan ve Brezilya listede yer almadı.
2017 yılı Kasım
ayında yayınlanan S&P raporunda ise Arjantin,Mısır,Türkiye,Katar ve Pakistan
listede yer aldı.
2.1 Cari Açık
Cari Açık : Bir ülkenin
ihracat-ithalat kaleminden çıkan sonuçtur. Negatif sonuç vermişse Açık, pozitif
sonuç vermişse cari fazla olarak belirlenir.
Bir ekonomin iki temel denge
dinamiği vardır.
Bunlar :
·
İç ekonomik
denge
·
Dış
ekonomik denge
İç
ekonomik denge
1.
Kamu kesimi
dengesi(bütçe dengesi)
2.
Özel kesim
dengesi (tasarruf yatırım dengesi)
Dış ekonomik denge
Kamu ve özel kesimin dünya ile olan ekonomik
ilişiklerin toplamındaki dengesini ifade
eder.
Türkiye bazen iç
dengeden bazen dış dengeden bazen de her ikisinden beraber açık(-) verir.
Bunlar aslında birer borçtur ve bu borçlar ülkeye yatırım olarak döner ve
beraberinde büyümeyi meydana getirir. Türkiye bu açıkları sürekli finanse
edebileceği zamana kadar büyür edemezse negatif bir şekilde ekonomiye küçülme
olarak yansır.
2.2 İşsizlik
İşsizlik oranı, 15
yaşından büyük ve son 1 ay içerisinde iş arayan ve iki hafta (15) gün
içerisinde işe başlamaya hazır olduğunu beyan edip toplam işgücüne bölünmesiyle
işsizlik oranı hesaplanıyor.
2018 yılı Türkiye
İstatistik Kurumu Şubat ayı verilerine göre işsizlik geçen seneye göre 2 puan
azalarak %10.6 olarak gerçekleşti. Bu verilere göre işsiz sayısı 3milyon354 bin
kişi olarak belirlendi.

Tablo Ek-1 ( TUIK, Mayıs,2018)
2.3 Enflasyon
Fiyatların genel ve
sürekli olarak yükseliş halinde olması olarak tanımlanır. Biz bu çalışmada
TÜFE(Tüketici Fiyat Endeksi) ni baz alıyor ve bu kavram üzerinden örnek
veriyoruz.
Şöyle bir örnek
verebiliriz : 100.000 TL değerinde bir ev düşünelim. Türkiye TÜFE baz
alındığında yıllık %11.92 (2017 yılı verileri kullanılmıştır.)
100.000 TL’lik bir ev
bu verilerle bir sonraki sene 111.920 TL ye yükselmiş olacaktır.
Enflasyonun çok düşük
olması Ekonomi açısından yine iyi değildir mesela % 0 enflasyon olduğunu hayal
edelim hiçbir ürünün fiyatı artmayacağından hane halkı yatırım yapmak
istemeyecek ve para harcamamış olacaktır. Ancak biz bu çalışmada kırılgan beşli
ülkelerinin oranlarından bahsedeceğiz bu oran 15 mayıs 2018 tarihi itibari ile
Türkiye hariç %3.5 olarak kayıtlara geçmiş, Türkiye’de enflasyon %10.9 olarak
saptanmıştır.
2.4 Ülkenin
Geliri(GSYH)
Bir ülkede belirli bir
dönem içerisinde üretilen mal ve hizmet mallarının fiyatlarının toplanmasıyla
oluşan toplam değere Gayri Safi Yurtiçi Hasıla denir.
Türkiye, Dünya
Bankasının verilerine göre 2016 yılında 857.7 milyar dolarlık bir performans
gerçekleştirmiştir. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde %11.1 dördüncü çeyrekte ise
7.3 lük bir büyüme gerçekleştirdi. Yıllık büyümesi ise 2017 yılında %7.4 olarak
gerçekleşti.
Aşağıda milli gelirin
Türk Lirasındaki karşılığı , Yüzdelik cinsten ekonomik büyüme Milli hasılanın
dolar bazındaki değeri ve kişi başına düşen milli gelir yer alıyor. Türk
lirasının değer kaybı milli geliri etkilemiş gözüküyor 2013 yılında ortalama
1.90 Türk Lirası olan dolar kuru 2017
yılında ortalama 3.65 Türk Lirasına yükseldi dolar cinsinden milli gelir düşüş
yaşamış, Türk Lirası cinsinden artmış bunun sebebi dolar kurunun türk lirasına
göre artış göstermesi olarak yorumlanabilir. Mayıs 2018 yılında dolar 4.70-4.80
bandında gözüküyor bu durum bizi daha fazla değer kaybına götürecektir. Ayrıca
2017 yılındaki %7.4 ‘lük büyüme kişi başına düşen milli gelirde 286 dolarlık
bir gerilemeye sebep olmuştur. GSYH’de 2013 yılında 951 milyar dolar olan
ekonomik büyüklük 2017 yılında 851 milyar dolara gerilemiştir. Türkiye yüksek
büyümeyi tercih ederken, Türk Lirasının kaybına müdahale edememiş, dolar kuruna
müdahale edemeyince kişi başına düşen gelir 12.480 dolar’dan 10.597 dolar’a
gerilemiş ve Hanehalkları 2013-2017 yılları arasında 1883 dolar fark
yaşamıştır. Diğer yandan enflasyon ile beraber fiyatlar genel seviyesi sürekli
artarken hanehalkların alım gücü düşmüştür.

2.5 Türkiye Cumhuriyeti’nin Dış Borç Stoklarındaki
Değişimler
Türkiye Cumhuriyetinin
bu yılki dış borç stoku 438 milyar dolar. Bu miktarın %29.6’sı kamu % 70.2‘si özel
sektör ve %0.02 si Merkez Bankasına ait olduğu saptanmıştır.
Dış Borç Stokunun
yıllar içindeki seyrini aşağıdaki tabloda görebiliriz.

http://t24.com.tr/haber/mahfi-egilmez-turkiyenin-kirilgan-besli-kategorisinden-cikabilmesinin-yollarindan-biri,563499 ( Mart 2018 de alınmıştır.)
Tablo Ek-3
Görüldüğü
üzere Türkiye’nin dış borç stoku yıllar içinde artarak devam etmiştir. Ancak
dikkat çeken diğer hususlar borçların bir çoğunun özel kesime ait olması 2002
yılında 43.066 milyar dolardan yıllar içinde artarak 307.855 milyar dolara
kadar çıkmıştır. Tabloda dikkat çeken diğer bir başka husus ise 2002’deki dış
borç stokunun GSYİH’e oranı %54.8 iken bu yıl 2001 Global krizine işaret ediyor.
Ardından izleyen senelerde 2005 yılında %34.2 , 2010 yılında %37.8’e
gerilerken 2016 yılında %47,0 a
çıkarak milli gelirde gerilemelere neden olmuştur. 2017 yılında ise %51.9 a
yükselerek 2001 yılındaki global krizdeki orana yükselmiştir
EK4teki
tabloda ise kırılgan beşli ülkelerinin dış borçlarını ve GSYİH oranlarını
görmekteyiz .Bu ülkelere baktığımız zaman Hindistan’ın borcuna göre Dış
borcunun GSYİH’e oranı diğer ülkelere göre en makul seviyede gözüküyor. Ancak
Brezilya ise en yüksek dış borç stokuna sahip Dış Borç/GSYİH oranı ise %30
2.6Türkiye Cumhuriyeti’nin Yıllar İçindeki Verdiği
Cari Açık
Türkiye Cumhuriyeti
yıllardır cari açık problemi ile baş başa kalıyor. Sürekli bir artış olduğu
dönemler görülmüş, kontrol altına alınamadığı zamanlar görülmüş,azaltılmaya
çalışıldığı zamanlar görülmüştür. Tüm bu çalışmalar bize cari açık probleminin
ciddi bir ekonomik problem olduğunu göstermiş hatta Türkiye Cumhuriyeti’nin en
büyük finansal problemi olarak gösterilmiştir.
2010-2017 yılları
arasında Cari Açık sırasıyla aşağıdaki gibidir.
Yıllar Cari Açık (milyar$)
2010 - 71 661 113
2011 - 105 934 807
2012 - 84 083 404
2013 -99 858 613
2014 -84 566 959
2015 -63 395 487
2016 - 56 088 651
2017 - 76 792 119
Türkiye Cumhuriyeti yıllardır cari
açık problemi ile baş başa kalıyor. Sürekli bir artış olduğu dönemler görülmüş,
kontrol altına alınamadığı zamanlar görülmüş,azaltılmaya çalışıldığı zamanlar
görülmüştür. Tüm bu çalışmalar bize cari açık probleminin ciddi bir ekonomik
problem olduğunu göstermiş hatta Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük finansal
problemi olarak gösterilmiştir.
Bu tabloda 2010-2017 yılları
arasında cari açık milyar dolar cinsinden gösterilmiştir.
Bu tablodan şu yorumu
çıkartabiliriz : Türkiye Cumhuriyeti’nin ithalatı ihracatından fazla ayrıca
cari açık (dış ticaret dengesi) ithalat-ihracat kaleminden bulunur. Buradan şu
sonuca ulaşılıyor. Türkiye cari açık vermeyi tercih ediyor ve bu giren parayla
yatırım yapıyor. 2011 yılında 105 milyar dolara çıkan cari açıktan sonra bir
frenleme söz konusu olsa da kontrol altında gibi gözükmüyor. 2015 ve 2016
yılları arasında fark azalmış gözükse de cari açık kontrol altında tutulmuş
gibi gözükmüyor.
2.7 Türkiye Cumhuriyeti
Merkez Bankasının Yıllar İçinde Faiz Oranları
Faiz oranlarına bakmadan
önce Türkiye’de Merkez Bankasının amacına bakmamız gerekir. Merkez bankasının
amaçları ve görevlerini incelememiz gerekir.
Merkez bankasının
görevleri ve yetkileri :
- Banknot ihraç etmek,
- Devletin veznedarlık görevini yapmak,
- Mali ve iktisadi konularda devletin danışmanlığını yapmak,
- Ticari bankaların para rezervlerini (mevduat sahiplerine güvence sağlamak ve mali kesimde panikleri önlemek amacı ile merkez bankasının ticari bankalara tutmalarını zorunlu belli oranlardaki mevduat)).muhafaza etmek,
- Ülkenin uluslararası ödeme araçlarının muhafızlığını yapmak,
- Bankaların öz kaynaklarını ve yabancı kaynaklarını kullandıktan sonra, Merkez Bankası son borç verme görevini yapar,
- Bankaların takas, tasfiye ve virman görevini yapmak,
- Krediyi düzenlemek ve denetlemek,
- Kliring (iki ülke arasındaki alışverişten doğan borç ve alacağın nakit kullanılmaksızın karşılıklı olarak mahsubu suretiyle hesabın tasfiye edilmesi.) Kurumu olarak Kliring hizmetleri yapmak. (www.muhasebedersleri.com) (mayıs,2018)
2017 yılının başında
Merkez Bankası Faiz oranları 4 puan artırarak %12 ye çıkardı. Bunun amacı
yurtdışından gelen portföy yatırımlarını elde tutmaktı faizler artırdıkça
yatırımcı için cazip hale getirdi. Ancak bu çok fayda vermemiş olacak ki 2018
yılına girmeden Kur kontrol altına alınamadı 3.80 TL bandlarına ulaştı. Mayıs
ayı itibarı ile 21 mayıs 2018 tarihinde 4.53 TL’ye ulaştı. Merkez bankasının
amacı fiyat istikrarını korumak fakat şuana kadar aldığı kararlar dolar kurunu
düşürmeye yetmedi dolayısı ile TL hızla değer kaybetmiş oldu.
2.8Türkiye
Cumhuriyeti Özel Sektör Borçları

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere
Türkiye’de özel sektör borçları 245 milyar doların üzerine çıkmış ve uzun
vadeli borçlar genel olarak hakim gözüküyor. Türkiye dış borcunun %70 ‘i özel
sektöre ait ve özel sektör şuanda kur baskısının altında eziliyor. Şöyle ifade
edelim 2017 yılı yaz ayında dolar kuru 3.40 seviyesinin altına gerilemişti o
tarihte 100.000 dolarlık bir finansman ihtiyacı 340.000 Türk lirası ederken 23
mayıs 2018 tarihi itibari ile bu borcun karşılanması için 489.000 türk lirasına
ihtiyaç duyulmaktadır. Dolar kurunun yüksek olması özel sektörü bir krize
sürüklüyor. Zamanı geldiğinde hanehalkları bu durumdan etkilenecektir.
2.9 Kırılgan Beşli Ülkeleri
Enflasyon Değerleri
|
Ülkeler
|
Enflasyon
|
|
|
Güney Afrika
|
3.80
|
|
|
Endonezya
|
3.41
|
|
|
Hindistan
|
4.58
|
|
|
Brezilya
|
2.76
|
|
|
Türkiye
|
10.85
|
|
Tablo Ek- 5
Yukarıda belirtilen tabloda kırlgan beşli ülkelerinin
enflasyon değerleri verilmiş. Dünyanın en kırılgan 5 ekonomisinin 4’ünün
enflasyon için tedbirler alındığı ortada fakat Türkiye’nin çift haneli
enflasyonu dikkat çekiyor.
2.10 Kırılgan Beşli Ülkelerinin Merkez Bankası Faiz
Oranları
|
Ülkeler
|
Merkez Bankası
Faizler
|
|
Güney Afrika
|
6.50
|
|
Endonezya
|
4.50
|
|
Hindistan
|
6.00
|
|
Brezilya
|
6.50
|
|
Türkiye
|
13.50
|
Tablo Ek-6
Yukarıdaki tabloda kırılgan beşli
ülkelerinin faiz oranları verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti faiz oranları
açısından yine dikkat çekiyor. Bu durumdan sebeptir ki Enflasyon ve faiz
oranlarına baktığımız zaman dünyada bu derece yüksek oranlar bulmak pek mümkün
değil bu tablolara bakıldığı takdirde bize buradan bazı sonuçlar çıkıyor.
Türkiye,finansman ihtiyacını
genellikle dışarıdan borç alarak karşılamaktadır. Ayrıca Türkiye’nin en büyük
ekonomik sorunun cari açık olduğunu ve bu sorunun aslında bizim büyüme modelimiz
olduğunu bu çalışmada belirtmiştik. Bu durumda Türkiye yeni finansal destekler
bulmak için çıkardığı iç borçlanma senetlerini daha cazip hale getirmek için
faizlerini artırma eğilimindedir. bu durum sebeplerden yalnızca bir tanesi
olmakla beraber temeldeki diğer sorun ise Merkez Bankasının üzerindeki kur
baskısı. Kurların yüksek olması direkt olarak hanehalkının yaşamını
etkilediğinden dolayı kurları düşürmek eğiliminden dolayı faizler yüksek seviye
olarak tabir edilen bölgededir. Enflasyon rakamları içinde benzer bir durum söz
konusudur. Fiyatların sürekli olarak artış eğiliminde olması hanehalkının
üzerinde bir baskı oluşturmaktadır.
3.Sonuç
Yapılan bu araştırmada Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin kırılgan beşli olarak adlandırılan ülkelerin arasında
neden yer bulduğu , bu sıralamada yer bulan ülkeler ekonomilerinde hangi
kırılgan kavramlara sahip olduğu araştırılmıştır. Araştırmada tablolar kullanılmış
bu tablolar yorumlanmıştır. Yorumlar neticesinde bir sonuca varılmıştır.
2013 yılında ABD merkezli Morgan
Stanley değerleme şirketi bir rapor yayınladı içerisinde Türkiye’nin de
bulunduğu görüldü. Bu sıralamada ülkelerin sahip olduğu ; işsizlik,enflason,cari
açık, milli gelir ve Merkez Bankası baz puanları gibi değerler neticesinde
ülkeler bu sıralamanın içine girdiler. Araştırma bulgularında Türkiye’nin
sırlamaya girmesine neden olan kavramlara ve rakamların büyüklüğüne ulaşıldı.
Tüm dünyada enflasyon azalmış hatta dünyanın en kırılgan beş ekonomisinin dahi
enflasyonu normal seviyede iken Türkiye’nin çift haneler ile enflasyonun ifade
edilmesi bu sıralamadan çıkamayacağına dair bir işaret olmuştur. Bir diğer
kritik gösterge ise Merkez Bankası baz puanları yine neredeyse diğer kırılgan
beşli ülkelerinin iki katına tekabül ediyor. Hal böyle iken birde döviz kurlarının
baskı yapması fiyatlara etki edecek ve enflasyonun artması kaçınılmaz
olacaktır. diğer kalemlere baktığımız zaman Milli hasıla ve kişi başına düşen
milli gelirdeki düşüşler Türkiye’nin fakirleşmesine sebep olmuştur. 2013
yılında 951 milyar dolar olan milli hasıla 5 yıl içerisinde 101 milyar dolar
gerileyerek 850 milyar dolar olmuştur. Kişi başına düşen milli gelirde ise
12.480 dolarlık bir rakamdan 10.597 dolara bir gerileme olmuş aradaki fark 1883
dolar olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik geçen bir önceki yıla göre azalış
göstererek 3.354.000 kişi olmuştur. Cari açıkta ise önlemler alınamamış bir
yıllık cari açık 55 milyar dolar olmuş buna 185 milyar dolar bir yıldan kısa
vadeli borçları eklersek bir yıllık finansman ihtiyacımız 240 milyar doları
aşmıştır. Artış gösteren her dolar kuru ülkeye milyonlarca liraya mal
olmaktadır. Bu metinde halihazırda tespit edilen göstergeler neden kırılgan beşli
ülkeleri arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin olduğunu gösteriyor. Bu araştırma bu
bilgileri göz önüne getirmek için yaplmış ve çözüm üretmeye çalışmak için
yapılmıştır.
Dünya her gün değişiyor ve
gelişiyor, dolayısıyla insanlar gelişiyor,teknoloji gelişiyor ve insan gücüne
gün geçtikçe ihtiyaç azalıyor ve azalmaya devam ediyor. Dünya ülkeleri
yatırımlarını gelişen teknolojilere aktarmaya başladı. Dünya ülkeleri AR-GE
yatırımlarını sürdürüyor. Türkiye ise büyüme kalemlerinde hala birinci sırada
inşaat geliyor, Avrupa çimento fabrikalarını kapatırken Türkiye kentsel
dönüşümünü tamamlamış değil. Eğitime olan yatırımlar daha geri dönüş elde
etmeden değiştiriliyor. Türkiye yatırımlarını kendi kaynaklarından kullanmalı
şu anki tablo ithalat yapamadan ihracat yapamayan bir ülke görüntümüz var. Ham
madde ve ara mal ihtiyacını ithal edip
işleyip öyle satabiliyoruz. Çünkü üretim maliyetleri çok yüksek insanlar emek
üretmeden ithal edip daha ucuza getiriyor mallarınıbu hem hammadde için geçerli
hem de üretimi tamamlanmış mallar için geçerli Türkiye Devleti’nin yapması
gereken hatta önlem alması gereken konu üretime dayalı politalar geliştirmek ve
eğitimde pozitif bilimlere yönelmek. Çünkü dünyanın gidiş seyri bilime Türkiye
bu yatırımlardan mahrum kalırsa geri dönüşü çok zor olan yollara girecektir.
Tekraren bu çalışma Türkiye
ekonomisinin kırılgan ekonomiye sahip ülkeler sıralmasında yer bulmasının
sebebini araştırmak gerekli sonuçları bulup bir karşılaştırma yaparak bir
sonuca varmak üzere yapılmıştır.
KAYNAKÇA
Yorumlar
Yorum Gönder