Ana içeriğe atla

Ütopya Üniversite

    İşletme Bölümü için öneriler ve üniversitenin ihtiyaç duyduğu kampüs nasıl olmalı ?

   Öncelikle bir üniversitede okul öncesinde ve sonrasında etkin zaman geçirecek alanlar olmalı sosyal imkanlar fazlasıyla olmalı. Okulların deniz ve orman manzaraları var ancak seyretmek için bir bankı yok, çay veya kahve içilmesi için kantin haricinde bir alan yok. Alanlar sınırlı olunca öğrencinin bıkkınlığı artıyor. Öğrenci okula şevkle ve heyecanla gelmeli. Okulundan bir vizyon almalı. Ülkesi ve geleceği için planları olmalı yalnızca kendi saadetini değil tüm ülkenin ve hatta tüm dünyanın saadetini düşünmeli bir öğrenci. Bunun için eğitimi konusunda liyakatlı bir insan olmalı ve üniversite bu statüde öğrenciler yetiştirmeli.
   Üniversiteler, mezunlarını istihdam etmek gibi bir amaçlara sahip değildirler. Üniversiteler, topluma entelektüel insanlar yetiştirme gayretindedirler. Bu sebepten ötürü ki Avrupa’da önce kütüphane sonra Üniversite kurulur, bizde tam tersi önce okul kurulur sonra kütüphane kurulur. Kurulan bu kütüphane asla 24 saat açık olmaz.(Kendi okulum için bu örneği verebilirim.)
   Üniversiteler vizyon sahibi olmalı ve liyakatli insanlar eğitmeli demiştik. Bunun için tüm akademisyenler bir öğrenci kulübünden sorumlu olmalılar ancak kağıt üzerinde değil aktif ve dertli bir şekilde öğrencilerine değer katarak olmalı. Yerel,bölgesel,ulusal ve uluslararası yarışmalara katılmalı ve derece elde etmek için çalışmalılar buradaki başarı maddi menfaat sağlamak değil başarı elde etmek amacıyla olmalı. Çünkü manevi başarı beraberinde maddi başarıyı getirecektir.
Dünya bambaşka denizlere açılmış gidiyor. Ülke gündemimiz mutlaka dünya gündemi ile eş zamanlı olmalı. Unutulmasın ki geri kalmak geriye gitmenin bir sonucudur.
   Pozitif bilimlere ihtiyacımız var, sanayiye ve teknolojiye yatırım gerekiyor. Yüksek teknoloji ürünlerimiz ihracatımızın çok küçük bir parçası. ARGE yatırımları olmadan bu ileri teknolojili katma değerli ürünlerimiz olamaz. 
  Bugün, Dünyanın en büyük firmaları yazılım şirketleri yani katma değerli ürünler üretebilen firmalar. Kilo bazında düşündüğümüzde 100 gramlık bir telefon 700 dolar. 1 kilogramı 7000 dolar eder. Ancak bizim ürettiğimiz domatesin kilosu 2 Türk lirası bile olsa bu açığı kapatamıyoruz. Dünya ülkeleri bir kilogram üründe 7000 kazanırken biz 2 kazanıyoruz. Mikro zamanda bu açık kapanmaz ancak Makro seviyede beynimizi özgür bırakırsak başarı gelecektir.

Önerileri özetleyecek olursak :
1-      Çok değil, kaliteli eleman
2-      Fen liseleri ve teknik liseler açılmalı. Meslek liseleri ile ara elaman ihtiyacı karşılanmalı. Teknik Üniversiteler açılmalı.
3-      Çocuklara ezberi değil, düşünmeyi, yorumlamayı ve eleştirisel düşünmeyi teşvik etmeli.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ülkelerin Kaderi Eğitim

Bir ülkenin kaderi eğitim... Bir ulusun geleceğinin teminatı. Onları yetiştiren öğretmenler. Peki ülkemizde eğitim nasıl veriliyor ? Modern görünümlü eğitim binaları kaliteli eğitim için yeterli midir ?  Temel problemlerimizin bir çoğu okullara bakış açımızda yatıyor. Okulları birer diploma fabrikası olarak görüyoruz. Her gencin hayali bir üniversite mezunu olmak. Ailelerin de baskısıyla çocuk kendisine başka çıkar bir yol bulamıyor.  Ortaokul dan itibaren ezberci ve dayatılan bir eğitim sistemi ile çocuklarımızı baş başa bırakıyoruz. 12 yaşındaki bir çocuğa yani henüz oyun çağı sayılabilecek bir yaşta onun kaderinin bu gireceği sınav belirleyecek baskısı yapılıyor. Aileler maalesef çocuklarını birer yarış atı görüp bitiş çizgisinde galip gelmelerini bekliyorlar. Bu beklenti çocuklarımızı birer kaygı makinesine çeviriyor.  Çocuklarımızın aldığı ezberci sistem ise gereksiz bilgileri bir yük olarak önüne sürüyor. Bu kadar bilgiyi bu çocuk nasıl hafızasında tutacak ? Tutması...

Korona Virüs

                                   Korona ve Türkiye  Tüm Dünyayı sarmalayan virüs "Corona" mutasyon geçirerek Covid19 adıyla salgın boyutuna ulaştı. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde görüldü. Hemen ardından Sağlık Bakanlığı daha önceden kurmuş olduğu Bilim Kurulu ile birlikte harekete geçerek Korona Virüs ile mücademiz başlamış oldu. İnsanlara "Evde Kalın" çağrıları yapıldı. Çünkü virüs insanlar arası bulaştığı için temasın kesilmesi gerekiyordu. Temas kesildi de aynı gün alınan tedbirler etkili de oldu şu ana kadar verilere bakılacak olursa başarılı bir sınav verdiğimizi kontrolsüz bir artış olmadığını görüyoruz.  AVM'ler, Kafeler, Eğlence Yerleri gibi birçok halka açık alan kapatıldı. İnsanlarımız sokağa çıkma yasağı varmış gibi davrandı ve kendini karantinaya aldı. Tabipler Odasının açıklamasına göre Salgın 9-11 Hafta arası etkili oluyor ancak Harwardlı bilim insanlar...

Ekonomi ve Yönetim

Ülkemiz yaklaşık 4 yıldan beri derin bir kriz yaşıyor. 2018 yılında ''Kur Şoku'' olarak adlandırılmıştı. Rahip Branson olayı yaşanırken dolar tarihi seviyeleri zorlamış, ardından 5 TL seviyelerine gerilemişti. 8 Kasım 2020 tarihinde kur 8.50 Tl leri aşınca Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifası kabul edilmiş. Kur tekrar düşme eğilimi göstermiş. Merkez bankası başkanlığına Naci Ağbal atanmış, Naci Ağbal döneminde olumlu adımlar atılmış. Politika faizi, piyasının beklentisi yönünde seyredince kur biraz olsun sakinlemişti.  Takip eden sürecin devamında, Naci Ağbal'ın istifası ve İstanbul Sözleşmesinden çekilmemiz durumu vuku bulunca kur yeniden kontrolsüzleşmeye başlamış bu olayın Hafta sonunda yurt dışı borsalarında 8.50 bandları zorlanmıştı. Ağbal'ın yerine gelen Lütfü Elvan döneminde de Faiz'in artırılması gerektiği savunulmuştu. Ancak gelişen olayların ardında Lütfü Elvan dönemi de son buldu. Ardından Merkez Bankası politika faizini indirdi. Her indird...