Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Halk Ve Devlet-2

  Halkın hesap sormasını isteyen bir demokratik sistem, önce devletin halktan topladığı paraları yani vergilerin hesabını vermelidir. Bunca vergi artışına rağmen halk ciddi tepki veremiyorsa burada bir sorun vardır. Burada ilk sorun vergilerin,malların üzerinden dolaylı şekilde toplanmasıdır. Şu sıralar gündemi meşgul eden ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) den dolayı araç fiyatlarının zamlanması. Sosyal medyada ciddi tepkilere yol açtı. Burada vatandaşa kızamayız, almasınlar diyemeyiz. Çünkü vatandaş eğer aracı almazsa daha da pahalanacağını düşünmektedir. Diğer ana sebep ise, Halk neye ne kadar vergi verdiğini bilmiyor. Şöyle ki : Bir aracın gümrük girişi 150.000 TL olsun. Buna 240.000 TL ÖTV ve 70.000 TL KDV(Katma Değer Vergisi) ekleniyor. MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) ve TRT payı da ekleniyor. Aracın toplam fiyatı bir anda 460.000 TL'yi aşıyor. Bu vatandaş,150.000 TL'yi bayiye verse 310.000 TL'yi vergi dairesine elden yatırsa bu verginin hesabını sorar ve son derece normaldir....

Halk ve Devlet

  Her insan bir ömür yaşar.    Haklı olarak yaşadığı ömrün kalite standardının yüksek olmasını bekler. Ülkelerin iktidarları, vatandaşlarının bu beklentilerini karşılamak üzere çalışırlar ve devletin kalkınması, halkın refah içerisinde yaşaması için görevde kalırlar.  Bu tanımlamalara göre halk,en üst noktaya konmalı devletin veya iktidarlarının altında ezilmemelidir. Halk, siyasetçilerin arasında ezilmemelidir. Halk, siyasetçilerin elleriyle yükselmelidir. Türkiye,siyasilerin günlük kısır  tartışmaları sayesinde yerinde sayıyor. Bu gerilim toplumu gerdikçe halk kendi içinde çatışıyor. Dolayısıyla bu tartışmalar bizi herhangi bir noktaya getirmiyor.  Ülke,2 yıldan uzun bir zamandır ciddi bir ekonomi krizle karşı karşıya. Bu kriz önceki yazılarda da belirtildiği gibi bir finansal(bankacılık) krizi değil. Bu kriz, bir reel sektör krizi(özel sektör) şirketlerin altında olduğu döviz borçlarından kaynaklı. Bunun doğrudan sonucu istihdam azlığı olarak karşım...
                                              Korona Virüs ve Türkiye-2  Bilindiği üzere ülkemizde ilk vaka 11 mart 2020 tarihinde gerçekleşti. Sağlık Bakanlığı ve Hükumet bir dizi haklı tedbirler aldı. Tedbirlerin eksik olduğunu da fazla olduğunu da düşünen insanlar vardı. Türkiye alabileceği en yüksek tedbirleri aldığı kanısındayım. Aldığı tedbirler içerisinde sosyal hayatı kısıtlayan çok önemli maddeler vardı. Birkaç önemli maddeyi sıralamak isterim: 1-Alışveriş Merkezleri kapatıldı. 2-Lokanta , kafe ve eğlence mekanları kapatıldı. 3-Ofis ortamları yerini Evde çalışmaya bıraktı. 4-Parklar, bahçeler , piknik alanları ve sosyal tesisler kapatıldı. Birkaç maddede özetleyecek olursak insanların bir araya gelebilecekleri tüm alanlara kısıtlama getirildi. Sağlık Bakanlığına göre süreç hiçbir zaman kontrolden çıkmadı. Gerçekten de öyleydi. Çünkü ülkemizde bilimin ...

Korona Virüs

                                   Korona ve Türkiye  Tüm Dünyayı sarmalayan virüs "Corona" mutasyon geçirerek Covid19 adıyla salgın boyutuna ulaştı. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde görüldü. Hemen ardından Sağlık Bakanlığı daha önceden kurmuş olduğu Bilim Kurulu ile birlikte harekete geçerek Korona Virüs ile mücademiz başlamış oldu. İnsanlara "Evde Kalın" çağrıları yapıldı. Çünkü virüs insanlar arası bulaştığı için temasın kesilmesi gerekiyordu. Temas kesildi de aynı gün alınan tedbirler etkili de oldu şu ana kadar verilere bakılacak olursa başarılı bir sınav verdiğimizi kontrolsüz bir artış olmadığını görüyoruz.  AVM'ler, Kafeler, Eğlence Yerleri gibi birçok halka açık alan kapatıldı. İnsanlarımız sokağa çıkma yasağı varmış gibi davrandı ve kendini karantinaya aldı. Tabipler Odasının açıklamasına göre Salgın 9-11 Hafta arası etkili oluyor ancak Harwardlı bilim insanlar...