Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
KAR MI ZARAR MI ? Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan Osmangazi Köprüsü maliyeti köprü ve otoyol dahil 6.9 milyar Dolar inşaat süresi dahil 22 yıl süreyle müteahhit firmaya işletme hakkı verildi. Günlük 40.000 araç garantisi verildi. Araç başına geçiş ücreti 30 Dolar bu para devlet tarafından verilecek araç geçse de geçmese de. Köprüden bir yılda geçen günlük ortalama araç sayısı 20.000 bu demek oluyor ki Hazine günlük 600.000 dolar civarı bir ödeme yapıyor. 1 yılda 21 milyon dolar,19 yılda 4.15 milyar dolar para taahhüt gereği veriliyor. 20.000 araçta halihazırda geçiyor bundan doğan müteahhit kazancı 4.15 milyar dolar. Yani toplamda 8.3 milyar dolar para müteahhit firma kazanıyor. Bu bahsi geçen hesaplamalarda artabilecek fiyatlar dahil edilmiyor. Devletimiz bunu kamu hizmeti olarak gerçekleştirseydi bu hizmeti yapsaydı belki fiyatlar daha ucuz olurdu ve daha ucuz maliyete bu köprü ve otoyol inşaatı gerçekleştirilebilirdi. Çünkü devletlerin kullanacağı krediler daha düş...
Eğitim Sorunsalı            21 yaşındayım. Haziran ayında mezun olmayı bekliyorum. 16 yıldır okuyorum ve 9 yıl daha öğrencilik yapsaydım günümü doldurup öğrencilikten yüksek basamaktan emekli olacaktım. Anlatmak,yakınmak istediğim konu bu değil. Yakındığım, dertlendiğim hatta memleketin en temel sorunlarından biri olarak gördüğüm Eğitim Sistemi bu eğitim sitemi bizi 6 yaşında alıyor,16 yıl okutuyor ve sonunda mezun ediyor. Mezun ediyor etmesine ama iş konusuna gelince bu konuda eğitimde sınıfta kalıyoruz tüm işlerde üst seviye İngilizce alınıyor hatta tamamen yurtiçi çalışan bir şirkette bile. Biz lisansın son yılına geldiğmizde size “İngilizce gerek! Size Excel programı gerek” diye cümleler duyuyoruz hocalarımızdan. Bence haklı olarak şu soruyu soruyorum : şimdi mi aklınıza geldi ? ilkokul dördüncü sınıftan onikinci sınıfa kadar İngilizce eğitimi verip koca bir nesle İngiliz dilini öğretemediniz bu öğrencini suçu mudur ? sorunlar en başta başlıyor ...
                                       GİRİŞİMCİLİK Ülkemizde maalesef kitap okuma oranları Avrupa ve Dünya ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Hatta Türkiye de ihtiyaçlar sırasında kitap 235.sıralarda kendine yer bulabiliyor. Ancak benim bahsetmek istediğim kişisel gelişim kitapları; bu kitaplarda insanlar yaptıklarını anlatıp hayat tecrübelerinden bahsedip para kazanmanın yeni bir yolunu bulmuşlar.  Bu akıma galiba biz ülkemizin değerli girişimcilerini de kaybettik. Girişimci olacak insanların, girişimcilerin kitaplarını   okumalarına gerek yok bu kitapları okuyan insanlar haliyle   kitabı yazan girişimcinin izinden gidecekler. Halbuki girişimciler ezber bozan insanlardır, tekrara düşmekten çekinen insanlardır veya olmalıdır. Kişisel gelişim kitaplarının satılması şu nedene bağlı: Şu an ülkemizde girişimcilere destek var ve bazı değerli akademisyenlerimiz başarılı g...